“İnovasyonda Stratejik Hedef: HASSAS TAKIM TEZGÂHLARI”

06 Kasım 2019 Çarşamba, 15:38

Fabrika yapan fabrikalar konulu bir çalıştay gerçekleştirildi. Bilim ve iş dünyasından insanların yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşen çalıştayda ortaya çıkan sonuç bildirisinin özeti: İmalat sanayinin can damarını oluşturan hassas takım tezgahlarının yerli ve milli olarak üretilmesi gerekiyor.

Hassas Takım Tezgâhları Çalıştayı, İstanbul Teknik Üniversitesi Gümüşsuyu Kampüsünde yapıldı. İTÜ, Sanayi İl Müdürlüğü, Avrasya Bir Vakfı, ASAM ile Bilim-Teknoloji Çalışma Grubunun müşterek olarak düzenledikleri çalıştaya sanayiciler, akademisyenler, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, TÜBİTAK’tan uzmanlar katıldı. 

Uzmanlar, makine yapan makineler olarak ifade edilen Hassas Takım Tezgâhları’nın kalemden tüfeğe, en basitinden en karmaşığına tüm makinelerin imalinde birinci derecede stratejik öneme sahip olduğunu,  hassas takım tezgâhlarının yerli ve milli olarak üretilmesinin önceliklerin en başında yer alması gerektiğini ifade ettiler. Türkiye artık takım tezgâhlarının vida milini, kızaklarını,  servo motorlarını üretmelidir. Ar-Ge’ye önem verilerek iki yılda ürünler mutlaka yenilenmelidir.

Çalıştayda; Avrasya Bir Vakfı Başkanı Şaban GÜLBAHAR, İstanbul sanayi İl Müdürü Ümit Ünal, Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof.Dr. Haydar Livatyalı,  TÜBİTAK’tan Yavuz Kul, Koç Üniversitesinden Prof. Dr. İsmail LAZOĞLU, Ege Üniversitesinden Prof. Dr. İbrahim E. SAKLAKOĞLU, Prof. Dr. İlker Murat KOÇ, Sanuma Sanayii Başkanlığından Doç. Dr. Celal TÜFEKÇİ ile Ses 300 firmasından Dr. Erdal GAMSIZ, CNC İleri Teknoloji’den Yair Geller, Maksima A.Ş.den Muharrem S. ERBERDİ, DENER Gruptan TAKSAN Genel Müdürü Mehmet KARACA, inovasyon uzmanı Salih KESKİN, Bilim-Teknoloji Çalışma Grubu Başkanı Ramazan BAKKAL  görüş ve düşüncelerini ifade ettiler.

2017 yılında Türkiye’de imalat sanayiinin hacminin 1.558 milyar lira olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Livatyalı, , “Makine sanayiinin toplam büyüklüğü ise 77,5 Milyar TL ile %5.  Bunun içinde takım tezgâhlarının yerinin daha da küçük olduğu anlaşılabilir.” dedi. Livatyalı, kamu-özel sektör-üniversite ve STK işbirliğinin-güç birliğinin önemi üzerinde durdu.

Çalıştayın kapanış konuşmasını Bilim Teknoloji Çalışma Grubu Başkanı Ramazan BAKKAL şunları ifade etti: “2018’de Bilim ve Sanayi Bakanı Mustafa VARANK,  “Taksanı canlandırıyoruz. Takım tezgâhlarını stratejik alan ilan edeceğiz.” vaadinde bulunmuştu. Biz bu vaadin takipçisiyiz. 1838 Baltalimanı anlaşmasını hatırlayalım. İngiliz hariciyesi ve entelijans servisi, padişahımızın yanına girip çıkan herkese, ‘Sultan bu anlaşmayı imzalarsa devleti kurtulacak, Avrupalı olacak’ diye söylettiler.  Sultan nihayet imzaladı ve ekonomimiz iflas etti. Şimdi biz tersini yapacağız. Devletimize, padişahımıza diyeceğiz ki ‘Ehemmi mühimme tercih ediniz.’  Hassas Takım Tezgâhlarında son teknolojiyi yakalayıncaya kadar her türlü desteği veriniz… Başarınca ithal edilenden 4-5 kat ucuza çıkan yerli ve milli makinelerin çalışacağı fabrikalarımız olacak.  Ürün maliyetleri düşecek… İhracatta rekabet şansı yakalanacak. Ekonomi canlanacak.  Devletimizi yönetenler “Emeklilikte Yaşa takılanları ne yapacağız? Avrupa’nın, Amerika’nın yaptırımları ne zaman kalkacak?” diye düşünmeyecekler. Hassas Takım Tezgâhları konusu başarıya ulaşıncaya kadar destek verirseniz, bilin ki canlanan ekonomi sayesinde ülkemiz huzura kavuşacaktır. “

 KONUŞMALARDAN BAZI DETAYLAR;

Şaban GÜLBAHAR – Avrasya Bir Vakfı Başkanı

“Bir devletin ihtişamı Münevveranın hayaliyle mahduttur. Türkiye güçlü olmak mecburiyetinde. Makine yapan makinelerin ana malzemesi vasıflı çelik. Vasıflı çelik üretmemiz lâzım. Aksi halde dışarıya bağımlılıktan kurtulamayız. En fazla hangi makineyi ithal ediyorsak onu yapmamız gerekiyor. Her türlü ihanete rağmen sanayimizi kendimiz kurmalıyız. Bugün genç genç insanları emekli ediyoruz. Bir işte uzman olan emeklileri bir araya getirip platformlar kurulmalı, birikimlerinden yararlanılmalıdır. Devlet aklının reorganize edilmeye ihtiyacı var.”

ÜMİT İLHAN – İstanbul Sanayi İl Müdürü

“Teknoloji odaklı Sanayi Hamlesi rekabet gücünün artırılması ve ileri teknoloji ürünlerinin teşviki için çalışıyoruz. Teknolojik ürünün çarpan etkisi geometrik büyür. Üreten, ekonominin efendisidir. Köylü ürettiği için milletin efendisidir denildi. Şimdi ileri teknoloji üretirsen efendisin. Süper akıllı topluma geçmemiz gerekiyor. Teknolojinin nenesi değil, öznesi olmalıyız. Bizans’ın o günün yüksek teknolojisi ile yıkan milletin çocukları yine ileri teknoloji üreterek mazlumların umudu olmalıdır. Makine yapan makinelere sahip olup kendi ürünlerimizi yapmamız gerekiyor. 2055 yılında bugünkü mesleklerin % 60 ’ının olmayacağı öngörülüyor. İşlerin % 30’unun robotlara gördürüleceği tahmin edilmekte.  20 büyük sanayi şirketinde robot kullanımı % 50 oranında. Robotlarda uyku, stres yok. Kaç dakikada kaç ürün çıkar biliyorsunuz? Fen liselerinin sayısın süratle artırmalıyız. Taşıma su ile değirmen dönmez.”

Prof. Dr. Haydar Livatyalı- Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi

 “Bu çalıştay “Makine Yapan Makine” sloganı ile ifade ettiğimiz hassas takım tezgâhlarının yerli üretimini geliştirmek amacıyla düzenlendi. Takım tezgâhı denince ilk aklımıza gelen makinalar torna, freze, matkap, planya, vargel, azdırma ve taşlama makinalarıdır.  Bugünkü çalıştığımızda özellikle talaş kaldırma makineleri denebilecek bu tezgâhlara odaklandık. Otomotiv, beyaz eşya, inşaat ve savunma gibi sektörlerdeki tüketim mallarının ve parçalarının seri üretiminde; her türlü imalat sanayiinin üretim mallarının veya makinalarının çoğu büyük ebatlı özel parçalarının görece düşük adetlerle imalatında takım tezgâhları kullanılmakta. Türkiye ekonomisinin kronik bir problem olarak dış ticaret açığı, dolayısıyla cari açık verdiğini biliyoruz.  Bunu da genel olarak ekonomide yeterli katma değer üretilememesine bağlıyoruz.

Yavuz KUL – TÜBİTAK TEYDEP

“Takım tezgahları tüm ürünlerin üretilmesine aracı. Sanayinin varlığında kritik bir sektör. Üretim ekosistemi için hızlı bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Bu sektörde çok ciddi bir dışa bağımlılık var. Bazı tezgâhların Türkiye’ye satışında, bilhassa savunma sanayiinde engeller çıkarılıyor.”

Prof. Dr. İsmail LAZOĞLU- KOÇ ÜNİVERSİTESİ

“Katmanlı imalat gelişecekse de talaşlı imalat ölmeyecek. Türkiye’nin ciddi bir üretim gücü var. Hollanda 17 milyon nüfusla bizden fazla üretiyor.  Bizde milli gelir 9.311 dolar onlarda 30 bin dolar. Torunlarımızın refahı için bu pastanın büyümesi lâzım. Bu ancak yüksek katma değerli ürünlerle olur. 17.18. sıralardayız. İlk ona girme hedefinden söz ediliyor. Bunun için bizim her yıl % 7 büyümemiz gerekli.  Diğer ülkeler hiç ileri gitmezler ve biz de her yıl % 7 büyür isek 10 yıl sonra ilk ona girebileceğiz.   Gençleri nitelikli yetiştirmek ve stratejik düşünmek zorundayız.  Japonya neye yatırım yapıyor, Almanya neye yatırım yapıyor iyi bilinmeli. Malzeme bilimciye ihtiyacımız var. İleri mühendislik malzemelerine ihtiyaç var. Güney Kore’de bir milyon kişiden 7 bin insan Ar-Ge’de çalışıyor. Ar-Ge’ye milli gelirden ayırdığı pay  % 4.3 le dünyada lider. 1970’ lerde Türkiye Güney Kore’den iyi idi. Bizde milli gelir 700 $ iken Güney Kore’de 300 dolardı.”

Muharrem ERBERDİ –SAÜ. MAKSİMA

“Maksima Sabancı Üniversitesinin bir şirketidir.  TÜBİTAK bir çok destek verdi ama desteklerin geriye dönüşü nasıl olmuş incelenmesi lâzım. Ülkeye katkısı ne şekilde dönmüş? Takım tezgahlarına destek yok.  Desteklerin takım tezgâhları tarafı kesilmemesi lâzım.”

Dr. Muzaffer ERTEN

“Proje başarılı bitiyor ama imalat devam ediyor mu? Takip sistematiği var mı? Alman Takım Tezgâhları birliği 1891’de kuruldu, Japonya’da Hassas Takım Tezgahları Birliği 1933’de kuruldu.   Türkiye’de ciddi bir bilgi birikimi var. Devletin yardımcı olması gereken pazar açmak. Yapalım da nasıl satarız daha önemli?  Her şeyi sıfırdan yapmak zorunda değiliz.”

Yair GELLER – İleri CNC

“Türkiye’nin Takım Tezgâhı ihtiyacı var mı yok mu onu konuşmaya geldim.  Türkiye bu mühendislik alt yapısı ile istediği makinayı yapabilir. Şu andaki halde kompakt otomasyon sistemlerini yapıyoruz. Kompakt otomasyonda en iyi firmalardan biriyiz.  Çatalca’da seri bir şekilde üretim yapabiliyoruz. Türkiye’de takım tezgâhı üretmek mantıklı mı? Mantıksız mı? Söyleyeyim. Rekabet ciddi anlamda arttı. Ayda 1500 tezgah üretiliyor. 3-4 bin tezgâh üretecek alt yapı var.”

ENVER CENGİZ

“Yazılımın önemli olduğuna inanıyorum. Cari açığı azaltmak için yerliliği ve milliliği konuşmalıyız. Pazarda yerli firma yok. Bu güvenlik açığı demektir. CAD-CAM vs. yazılımları yabancı. Üzülüyorum buna. İnsan emeğini, insan zekasını iyi kullanmakla iyi sonuçlar alabiliriz.”

Prof. Dr. İ. ETHEM SAKLAKOĞLU-Ege Üniversitesi

“TÜBİTAK’ta görev yaptım. 2012’ de çağrı konuları toplantısı yaptık. Bunlar 1511’ e alt yapı oluşturdu. TÜBİTAK çağrıları imalata ne kadar yansımış onu görüyoruz. Türkiye’nin çıkışı özel tezgâhlarla olur. İĞREK MAKİNE daha büyük ebatlı makineler yapıyor. DRİNLER MAKİNE de 4-5 metreye ulaşan gezen köprülü tezgahlar yapılıyor. SPİNNER ultra hassas CNC tezgâhları var. Özel donanımlı tezgâhlar yapılmalı. Farklı imalat teknolojisini birleştiği, taşlama, broşlama, parlatma . Politika önerilerim: Çağrılı projelerle desteklenmeli. Tezgâhlara ileri özellikler kazandırılmalı. Girişim firmaları desteğinde de biraz başıbozukluk var.”

Prof.Dr. İlker Murat KOÇ – İTÜ

“Servo motor teknoloileri, optik sensörler, kapasitif sensörler, gaz sensörleri 025 KW ile 5.5 KW aralığında servo motor açığı var. Takım tezgahları savunma ve havacılıktan karaya indi. Titreşimi önleme problemleri  çalışmalarında patentli titreşimi dışarıya ileterek atıyoruz. Gürültü makinelerde istenmez. Makine tasarımında gürültü seviyesinin azaltılması önemli.

Dr. Erdal GAMSIZ -Ses 3000

“Stratejik önemi olan konu makine üreten makineler. Talaşlı imalat, metal kesme şekillendirme. Üretimde takım tezgâhı kullanılmayan hiçbir alan yok. Çin bu alanda büyük rekabetçi.  Devletin öncelikleri arasına girdi Takım Tezgâhları.  Almanya, Japonya, Kore. Tayvan ABD’nin kanatları altında. Türkiye’de hedef ve plan olmalı.  Devletin desteği, alım garantisi vergi ve finans desteği olmalı. MKE’ye 5, ASELSAN’A 8 tane alırım demeli. 1 yılda 1 milyar dolarlık üretim yapılmalı. Yarısın devlet karşılamalı.”

Mehmet KARACA – DENER MAKİNE

“2016’ da TAKSAN’ı aldık. Fabrika yapan fabrika. Makine yapan makine. 1974 ambargosu sonucu 1976’ da kuruldu bu tesis. 1984’ ten sonra özelleştirme ile küçülmeye başladı. 1200 çalışandan 369’ a düştü. Uluslar arası bloke yedi. 14 şirkette 6500 çalışan vardı. Tasfiye oldu, 17 bin Türkiye’de, 2 bin yurt dışında tezgâhı vardı. TAKSAN, hem imalatı, hem sektörü hem dünyayı biliyor. 86 ülkede distribitör sistemleri var. Almanya’da, Hindistan’da ve Şikago’da bayileri var. Sac işleme merkezi sattığımız yerlere takım tezgâhı da satarız.   2003’ e kadar kamu kuruluşu. 2016’ da tasfiye edildi. DENER GRUP aldı. 3 yıllık ar-ge Takım Tezgâhı sonunda seri üretime başladık. Talep üzerine üç boyutlu, 5 eksen tezgâhlar üretmeye başladık. 2020 yılının ilk çeyreğinde piyasaya vereceğiz. 5 eksene yöneldik. Yerli CNC tezgâh üretilebilir mi sorununu aştık. Zor bir süreç oldu, ama yaptık. Yan sanayi oluşmalı. Component bazında yapsınlar. Stratejik sektör bu. Otomobilden tarım makinesine kadar ne yapsanız takım tezgâhına ihtiyacınız var.  Yüzde yüz kendimiz yapalım istiyoruz. 122 bin metrekare yerimiz var. Yan sanayi firmalarına kendi alanımızda yer ve iş vereceğiz.”

Salih Keskin

Salih KESKİN- Bilim Teknoloji Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi  

“Türkiye küresel inovasyon indeksinde ilk ellide vardır. 2017’ de 43. İken 2018’ de 50. liğe düştü. 2019’ da biraz daha iyi.  Dünya’da çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Bizde özel sektör inovasyona yatırım yapmıyor. İstanbul’da 450 Ar-Ge merkezi var. Türkiye genelinde 1500 AR-GE merkezi var. Bir kısmı teşvik alma amaçlı oluyor. Türkiye A-Ge için 2017’ de 7.1 milyar lira harcadı. Samsung tek başına Ar-Ge için 13.5 milyon dolar harcadı… 2017’ de Türikye’nin toplam ihracatı ile Samsung’un ihracatı aynı. Hangi alanda inovasyona yoğunlaşmalıyız? Bu toplantıyı Türkiye’nin imkânlarını stratejik alanlara yoğunlaştırmasına dikkat çekmek için düzenledik. Dünya, bilhassa Japonlar her bir çalışanından inovasyon kaynağı olarak yararlanıyor. IBM’in 320 bin çalışanı var. 320 bin kişiden gelen 10 fikri öne çıkarıyor.  İlk 50 firmanın tek bir ortak özelliği  var: Cirosunun % 20 sini inovatif faaliyetlere ayırıyor.  

Binbaşı Tuncay KAYA- Genelkurmay Başkanlığı

“Savunma sanayiindeki firmaları belirledik.  Yol haritası yaptık. Katmanlı imalat için de yol haritası yaptık. Birçok alan için yol haritalarımız yapıldı. En iyi çözümün yol haritası olduğu anlaşılmakta.  Helikopter üretimi için granit kızartma tezgâhına ihtiyaç var. Türkiye’ye satmıyorlar. Onu çözmemiz gerekiyor.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz